ancelina nın özellikleri,

myspace

body {background-image: url(http://i72.photobucket.com/albums/i164/cuteberries/CbBg/bg164.gif);} Backgrounds ™ Cuteberries.com - Cartoon Dolls, Cute Disney Graphics, Saniro Graphics, Myspace Pictures, Myspace Codes, Myspace Layouts, Myspace goodies, Myspace stuff and more ! ™ 

ANGELINA JOLIE

 

 

4 Haziran 1975 Los Angeles'da dünyaya gelen Angelina Jolie, eski bir fotomodel, BM iyi niyet elçisi, 3 altın küre ve 1 Oscar ödülüne sahip.

 

Angelina Jolie'nin babası da ünlü bir sinema oyuncusu olan Jon Voight, annesi Marcheline Bertrand'ı ise  kaybetmiş. Henüz 7 yaşındayken babasıyla bir filmde birlikte oynamış. Anne ve babası 1976'da boşanmışlar ve Angelina'yı annesi büyütmüş, New York'a taşınmışlar, annesi oyunculuğu bırakmış, zarzor geçiniyorlarmış, çocukken yılan ve kertenkele topluyormuş ve Uzay Yolu dizisinin kahramanı Mr. Spock'a aşıkmış. 11 yaşında tekrar Los Angeles'a dönmüşler, Angelina burada Beverley Hills lisesine yazılmış, zengin çocukları arasında çok yalnızlık çekmiş, 2. el giysiler giyiyormuş, gözlük takıyormuş, sonra oyuncu olmak istemiş ve Lee Strasberg Tiyatro Enstitüsü'ne yazılmış, 2 yıl eğitim almış, sahne oyunlarına çıkmış.

 

Bir ara modellik yapmak istemiş ama başarısız  olunca bunalıma girmiş ve kendisini kesmeye başlamış! 14 yaşına gelince iyice isyankar bir kız olup çıkmış, siyahlar giyip, dövmeler yaptırıp, saçını mora boyuyormuş, erkek arkadaşının yanına taşınmış! (Mazallah o yaşta kızım öyle bir şey yapsa, reddederim herhalde) Neyse 2 yıl sonra arkadaşından ayrılmış, annesinin evine yakın bir yerde bir daire kiralamış, tiyatro okuluna tekrar döndüğü gibi, liseyi de bitirmiş. Modelliğe de tekrar dönmüş, müzik video klipleri çekmiş, 1993'de düşük bütçeli Siborg 2 filmiyle ilk rolünü oynamış.

 

Sonra 'Hackers' filmi gelmiş. Bu filmde sonradan ilk eşi olacak Johnny Lee ile oynamış, Romeo ve Jülyet'in günümüz uyarlamısnı anlatan bir film ve başka değişik, kimi önemsiz filmlerde oynamış.

İlk çıkışını 1997'de Cornelia Wallace rolüyle yapmış, Altın Küre ödülü kazanmış ve Emmy'e aday olmuş. Film, başkan olmak için yarışırken, vurularak felç olan Alabama valisinin hayatına değiniyor. Angelina başkanın 2. eşi rolünü oynamış.

Sonra, hayatı uyuşturucu, seks ve dramla geçen, aids'ten ölen ünlü  fotomodel Gia Carangi'nin hayatını anlatan filmde oynayarak eleştirmenlerden övgüler almış, Jolie film çekerken o karaktere büründüğünü de söylüyor.

    

                                                    Angelina, Truva'lı Helen filminde...

LEO ve KATE YENİDEN BULUŞUYORLAR

 

Titanik filminin unutulmaz çifti Leonardo di Caprio ve Kate Winslet, Titanik filminden sonra ikinci kez bir araya geliyorlar, talihsiz aşıkları canlandırdıkları filmle tüm dünyadaki sinema severleri kendilerine hayran bırakan çift, o filmden sonra bir araya gelmemişlerdi.

 

Şimdi yeniden Revolutionary Road (Devrime Giden Yol) isimli bir macera filminde oynayacaklar, filmi Kate Winslet’in eşi Sam Mendes yönetecek, film 1950’li yıllarda Amerika’da Connecticut’ta geçiyor ve gerçek arzuları ve rahat bir yaşam arasında bocalayan iki çiftin hikayesini anlatıyor.

 

Altta Leo ve Kate çiftinin unutulmaz Titanik filminden resimleri....

 

                               

CASABLANCA

 

Bu film, sinema tarihinin unutulmazları arasına girmiştir. Michael Kurtiz’in yönettiği filmin başrollerinde Ingrid Bergman(Ilsa rolünde) ve Humphrey Bogart(Rick rolünde) oynadılar. Rick, aşkı ve vicdanı arasında kalan bir adamı ve bir aşk üçgenini anlatıyor.

 

 2. Dünya Savaşı..Fas’da Casablanca şehrindeyiz..Rick, hem Fransızların, hem Nazilerin, göçmenlerin, hırsızların velhasıl herkesin uğrak yeri olan, bir bar işletiyor. İçine kapanık, esrarengiz, kederli biri izlenimi veriyor, bu kederinin nedeni vaktiyle aşık olduğu kadın olduğunu sonradan anlayacağız..

 

 Bara, Ugarte adlı bir karaborsacı girer, adamın elinde öldürülen iki Nazi’den çaldığı geçiz izni vardır, bir tür pasaport olan bu kağıt çok değerlidir çünkü bu kağıtlara sahip olan kimse, Alman işgali altındaki her Avrupa ülkesinde rahatça dolaşabilecek, oradan tarafsız ülke olan Portekiz’e ve Amerika’ya gidebilecektir. Adam kağıtları en yüksek para verene satmayı planlamaktadır, ama o sırada Fransız polisi Yüzbaşı Renauld (Claude Rains) bara girer ve karaborsacıyı tutuklar, Ugarte ise kağıtları saklaması için Rick’e vermiştir, çünkü ona çok güvenmektedir.

 

 Bir gün Ilsa adındaki güzel kadın, bara girer, bu Rick’in eski ve unutamadığı, hala sevdiği, onun yüzünden acı çektiği  kadındır. Ilsa, Paris’te ortalık Nazi’lerle kaynarken, Rick ile tanışmış, ilk görüşte birbirlerine aşık olmuşlardır, tam evlenme planları yaparken, buluşacakları gün kadın aniden ortadan kaybolmuş, Rick, bunun sebebini anlayamamış, çok öfkelenmiştir, aynı zamanda Ilsa’yı bir türlü unutamamaktadır..Ilsa, bara girince zenci piyanist Sam’in yanına doğru gider, Rick’in arkadaşı olan ve kadın yüzünden ne kadar acı çektiği bilen piyanist, Ilsa’yı karşısında görünce çok şaşırır, dahası Ilsa, piyaniste yaklaşır..

 

 “Günler Geçiyor’u çal Sam” der…

Sam tereddüt içindedir, parçayı çalarsa Rick’in çok kızacağını bilmektedir..Ilsa ısrar eder:

“Eski günlerin hatırına çal, yine Çal Sam, Günler Geçiyor’u Çal”… (sinema tarihinin en unutulmaz repliği arasındadır)

Sam ‘parmaklarım paslanmış, unuttum filan gibi yalanlar söylese de, sonunda patronuyla, eski sevgilisinin şarkılarını çalmaya başlar…Rick çok sinirlenmiştir, doğruca kalkıp Sam’in yanına gider ve neden o şarkıyı çaldığın sorar, Sam kaşgöz işareti yapar, piyanistin işaret ettiği tarafa bakan Rick, unutamadığı kadını karşısında görerek şaşırır. Ilsa’nın gözleri yaşlarla doludur…bir masaya oturup, konuşmaya başlarlar..

 

 Ilsa Rick’e tam buluşup, evlenecekleri gün neden ortadan kaybolduğunu anlatır:  Paris’te tanışıp, birbirlerine aşık oldukları gün, Ilsa Rick’den bir sır saklamıştır, evlidir ama kocası Nazi’lere direnen bir liderdir ve yakalanıp, esir kampına gönderilmiştir, Ilsa kocasının kampta öldüğünü sanmaktadır ama tam Rick’le evlenecekleri gün, kocasının ölmediğini, hala hayatta olduğunun haberini almıştır. O yüzden öyle aniden Rick’e kuru bir satır mesaj bırakıp ortadan yokolmuştur.

 

Üstelik şimdi, Nazi’ler kocasını yeniden yakalayıp, öldürmeden geçiş belgelerine ihtiyaçları vardır, Ilsa Rick’te 2 geçiş belgesi olduğunu öğrenmiştir ve onları istemektedir. Rick önce belgeleri kadına vermeyi reddeder, Ilsa o kadar çaresizdir ki, elindeki tabancayı Rick’e doğrultur ve belgeleri vermezse onu öldüreceğini söyler ama tetiği çekemez, çünkü hala Rick’i sevmektedir. Bunu anlayan Rick, belgeleri ona verir.

 Son sahnede, geceleyin Rick, Ilsa ve kocası ile havaalanında buluşurlar, Nazi’ler gelmeden uçağa binmeleri gerekmektedir. Ilsa’nın Rick’e bakışları sinema tarihinin unutulmaz sahneleri arasındadır:

“ Çabuk olun, uçak kalkacak…” Ilsa uçağa binmek istememektedir, Rick

 

Eğer uçağa binmezsen pişman olursun” der

“ Hayır”

“ Belki bugün değil, belki yarın değil ama bir gün pişman olursun”

“Bize ne olacak Rick?”

“ Paris bizimle olacak, her zaman Paris’i hatırlayacağız…”

 Son anda bir Nazi subayı o tarafa yaklaşır, Rick silahını çekip adamı vurur, Fransız Yüzbaşı

 

Renault işgalci Nazi’lerden yana gibi gözükse de, vicdanının sesini dinler ve gelen diğer polislere “Her zamanki şüphelileri yakalayın” emrini verir. Ilsa ve kocasının uçağı kalkmıştır..

 

Rick , sisler içindeki uçağı izler, sevdiği kadını yine ve ebediyen kaybetmiştir…altta filmin o ünlü veda sahnesi ve sizler için unutulmaz şarkının orijinal sözlerini  ve  filmle ilgili ilginç notlar bulacaksınız...

 

 AS TIME GOES BY

 You must remember this
A kiss is just a kiss
A sigh is just a sigh
The fundamental thins applied
As time goes by
And when two lovers woo
They still say I love you
On that you can rely
No matter what the future brings
As time goes by
Moonlights and love songs
Never out of date
Hearts full of passion
Jealousy and hate.....

Filmle ilgili ilginç notlar:

  • Film, ‘Herkes Rick’in Yerine Gelir’ (Everybody Comes Rick’s) adlı bir tiyatro oyunundan uyarlanmış. Warner Bros’un uyanık hikaye araştırmacısı bunun harika bir film olacağını anlayınca, oyunun telif haklarını o güne kadar ödenen en büyük parayı – 20.000 Dolar- vererek satın almışlar.
  • Müzik Hugo W. Friedhofer ve Max Steiner’e ait.
  • Humphrey Bogart bu filmle yıldız olmuş. Ingrid Bergman’ın ise en unutulmaz rolü sayılıyor.
  • Piyanist Sam rolündeki Dooley Wilson aslında piyano çalmasını bilmiyormuş, davulcuymuş! Şarkı ise dublajmış.
  • Bu filmde eski Amerikan başkanı Ronald  Reagan’ın Rick rolünde oynatılmayı düşündükleri söylentisiyse asılsızmış, çünkü stüdyo o sırada Reagan’ın askere gideceğini biliyormuş.
  • Film 8 dalda Oscar’a aday gösterilmiş, 3’ ünü kazanmış: En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Senaryo Uyarlaması. Humphrey Bogart En İyi Erkek Oyuncu rolünde Oscar’a aday gösterilmişse de alamamış.
  •  Filmin “Yine çal Sam, Günler Geçiyor’u çal” isimli cümlesi sinema tarihinin en bilinen repliği olarak belleklerde yer aldı. Ayrıca yine filmde Rick’in Ilsa’ya söylediği “Herkesin gözü sende” , “Paris hep bizimle olacak” ve Renaud’un “olağan şüphelileri yakalayın” sözleri unutulmaz sahneler ve replikler arasındadır.
  • Angelina Jolie: Güzellik, karizma ve yetenek
     
    Güzellik, karizma ve yetenegin bir araya geldigi kadin oyuncu sayisi pek fazla degildir. Üçünün de bir arada bulundugundan emin oldugunuz ve son yillarda kendini gösteren aktris sayisi herhalde 5'i geçmez.
    Ama Angelina Jolie'nin bu bir avuç kadinin arasinda oldugu kesin. Bakislarinda tehlikeli bir güzellik var. Hem seksi bir vücudu hem de güçlü, erkeksi bir tavri. Angelina'yi bu derece özel kilan da bu özellikleri zaten.
    Ünlü ve saygin bir Hollywood aktörünün (Jon Voight) kizi olma avantajiyla yola çikmis olsa da Angelina Jolie çoktan kendisini kanitlamis bir star artik. Bu fizigi ve "aura"siyla nasil kanitlamasin ki?
    4 Haziran 1975'de Los Angeles'da dogan Angelina Jolie, güçlü Amerikali aktör Jon Voight ve aktris karisi Marcheline Bertrand'in kizi. Henüz bebekken anne ve babasinin bosanmasiyla çocukluk yillarini annesinin yaninda geçirmis. Hatta Hal Ashby'nin 1982 tarihli bir filminde küçük bir rolde de gözükmüs.
    11 yasindayken pek çok ünlü aktörün oyunculuk okulu olan Lee Strasberg oyunculuk enstitüsünden ders almis. Bu yillarda düzgün fizigi sayesinde ufak tefek mankenlik isiyle de ugrasmis. Ancak oyunculuk onu pek sarmamis en basta. Garip bir çocuk oldugunu kanitlarcasina kendisine ideal olarak cenaze törenleri düzenleyicisi olmayi seçmis. Ancak giderek kendisini gösteren güzelligi onun modellikte ilerlemesini saglamis. Profesyonel modellik isleri kabul ederken, bir yandan da bazi video kliplerde oynama firsati elde etmis. The Rolling Stones, Meat Loaf, Lemonheads ve Lenny Kravitz'in kliplerinde gözükmüs.
    Bir yandan da New York Üniversitesi'nde oyunculuk dersleri almis. Oyunculugu seçmeye karar verdigi an, Ed Harris ve Holly Hunter'in da dahil oldugu Los Angeles'daki Met Tiyatro Grubuna katilmis. Bu hareketiyle ilgili olarak "Ne istedigimi hala bilmiyordum, ama ne bildigimi kesinlikle biliyordum" diyor Jolie. Belki de ta o zamanlardan bildigi, bu noktaya kadar gelebilecegiydi.
    Dövmeler kraliçesi...
    Sinemadaki ilk ciddi rolü küçük çapli bir aksiyon filmi olan "Cyborg 2"deki yari insan yari makine Cesalla adli savasçi karakter. Yil 1993. Bu filmdeki rolüyle dikkat çekince bilgisayar hackerlar'i hakkindaki gençlik filmi "Hackers"daki yardimci oyunculuk gelmis. Basrolünü Johnny Lee Miller ile paylastigi bu film onun için iki açidan önemli.
    Birincisi Angelina'nin ilk kez kendisini biraz da olsa duyurmasina sebep olmasi. Ikincisiyse Johnny Lee Miller'a deli gibi asik olup onunla evlenmesi. Garip bir kiz oldugunu evlilik töreninde de kanitlamis Jolie ve simsiyah giyinmis o gün. Kocasinin ismini vücuduna dövmelemekten de geri kalmamis. Ancak bu büyük ask 2000 yilindaki bosanmayla sonuçlanmis ne yazik ki.
    Evli oldugu yillarda öyle çok da büyük filmlerde oynayamamis. Ama yine de onu daha da çekici hale getiren birkaç filmi var. Mesela bir Joyce Carol Oates romani adaptasyonu olan "Foxfire" (1996), David Duchovny ile basrolleri paylastigi "Playing God" (1997) adli filmler. Ama bunlar ve rol aldigi diger filmler oldukça az kisi tarafindan seyredilmis filmler olarak kaldilar.
    Akillica bir manevrayla taktik degistirmis sonra Angelina. Daha çok kisinin seyrettigi televizyona dogru geçici bir sekilde yön degistirmis. Gary Sinise ile basrolünü paylastigi televizyon filmi "George Wallace"daki rolüyle "En Iyi Yardimci Kadin Oyuncu" Altin Küre ödülünü almasi ve televizyon Oscar'lari olarak bilinen Emmy ödüllerinde aday olmasi ona çok sey borçlu olacagi "Gia" adli televizyon filmindeki basrolü getirmis.
    Çok parlak bir gelecegi olmasina ragmen uyusturucu bagimlisi olan ve sonunda da AIDS'ten ölen Amerikali süpermodel Gia Carangi'nin gerçek hayat hikayesini konu alan "Gia"da basrol oynayan Angelina Jolie, bir anda herkesin konustugu bir isim haline gelmisti böylece. Jolie'nin cesur, serbest ama yine de kontrollü oyunculugu sonucunda bir Altin Küre ödülü daha gelir. Ama bu sefer "En Iyi Kadin Oyuncu" dalinda.
    Yeniden sinemaya dönüs yapmanin tam sirasidir. Bir yildizlar karmasi sayilabilecek küçük ama hos bir film olan "Playing By Heart"da Sean Connery'nin çilgin kizini oynar. 1999'da üç büyük filmde seyrederiz onu. Bunlardan ilki basrollerini, sonradan ikinci kocasi olacak Billy Bob Thornton ve John Cusack'la paylastigi komedi filmi "Pushing Tin"dir (ne yazik ki ülkemizde gösterime sokulamadi).
    Ikincisi basrolünü Denzel Washington ile paylastigi bir seri katil filmi "Kemik Toplayicisi" (The Bone Collector). Film gise için yapilmis bir polisiye gerilimdi ve reklam stratejisi geregi Angelina Jolie'yi de öne çikariyordu. Son film ise içlerinde en önemlisi: Ona 2000 yili Oscar gecesinde "En Iyi Yardimci Kadin Oyuncu" Oscar'ini kazandiran filmi "Girl, Interrupted".
    Bu kadar dogru atislar sonucunda Oscar'a ulasmak her genç oyuncunun harci degildi dogrusu. Angelina Jolie bu küçük heykelcigin verdigi güvenle kariyerinde daha da rahatlatici hamleler yapabilme olanagini da kazanmisti. Artik istedigi filmde oynama sansina erismis olan Jolie, 2000 yilinda basrolünde Nicolas Cage'in oldugu gise filmi "60 Saniye"de (Gone in 60 Seconds) kolay, fazla önemli olmayan bir rolde oynamaktan çekinmemis. Ayni yil Billy Bob Thornton'a deliler gibi asik olup da evlenince bir sene önceki temposunda çalisamamisti.
    Ama ünlü bilgisayar oyunu "Tomb Raider"in seksi kadin karakteri Lara Croft'u beyazperdede onun canlandiracagi duyulunca hem oyunun hem de Angelina'nin hayranlari hep bir agizdan "oley" çektiler. Lara Croft'u Angelina Jolie'den baskasi hakkini vererek oynayamazdi ne de olsa. Film bildik temalarda bir aksiyon filmi olsa da kimse Angelina'dan dolayi mutsuz degildi. "Tomb Raider"in çekimleri biter bitmez de basrolünü Antonio Banderas ile paylastigi erotik gerilim filmi "Original Sin"de rol aldi.
    2000'lerin en seksi kadin oyuncularindan biri olan Angelina Jolie'nin önümüzdeki yil iki filmde daha basrol oynayacagi kesin gibi. Bunlardan biri Edward Burns ile basrolünü paylastigi bir romantik komedi filmi "Life or Something Like It" digeri de bir savas filmi "Beyond Borders". Bu arada "Tomb Raider"in devam filminde oynamasi için yapimcilar teklif götürmeye baslamislar bile.
    Angelina'nin bazi ilginç özellikleri:
    Angelina'nin soyadi olan Jolie'nin Fransizcada anlami "hos" ya da "güzel"... Erkek kardesi James Haven'a asiri bir düskünlügü var. Hatta bir ara aralarinda ensest bir iliski olabilecegi dedikodulari bile yayilmisti. Angelina bu dedikodulari siddetle yalanliyor. Sol el bileginin iç tarafinda "H" dövmesinin anlami Angelina'nin hayatinda önemli yeri olan iki insanin soyadinin basharfi olmasi:
    Ilk aski Timothy Hutton ve erkek kardesi James Haven. Jolie'nin sol omzunda dövme olarak yapilmis Japonca "ölüm" anlaminda kullanilan bir isaret var. söyle diyor Jolie: "Herkesin düsündügü gibi kötü bir ruh halindeyken yaptirmadim onu. Bu dövme bana yarin ölebilecegimi bugünü yasamam gerektigini hatirlatiyor.
    Özgür olmanin pozitif bir hatirlaticisi." Diger omzunda da bir ejderha dövmesi mevcut. Bu konudaysa söyle konusmus Jolie: "Pantolonumu bir dövme salonunda unutmusum. Uyandigimda bir su yatagindaydim ve omzumda bir ejderha, kalçamda da bir mavi dil dövmesi vardi. Bir hata yaptigimi anlamistim.
    Birkaç ay sonra dil dövmesinin üzerine kalin hatli siyah bir çarpi isareti yaptirdim. Pantolonumun beli biraz asagi kaysa belimde bir kama tasidigim saniliyor." Biçak ve hançer biriktiriyor ve biçak atma konusunda da hayli yetenekli. Ayrica morg bilimiyle ilgili her seye çok merakli. Karin boslugunda Latince yazilmis bir dövme var: "Quod me nutrit me destruit". Anlami : "Beni besleyen, ayni zamanda yokedendir."
    FILMOGRAFI
    Beyond Borders (2002)
    Life or Something Like It (2002)
    Original Sin (2001)
    Lara Croft: Tomb Raider (2001)
    Gone in Sixty Seconds (2000)
    Girl, Interrupted (1999)
    The Bone Collector (1999)
    Pushing Tin (1999)
    Playing by Heart (1998)
    Hell's Kitchen (1998)
    Gia (1998) (TV)
    Playing God (1997)
  • Dünyanın en güzel kadınlarından biri olan Angelina bakın neler yapıyor ...

    Seksi yıldız kendisini örnek alan kadınlara şu önerilerde bulunuyor:

    * Uykunuza dikkat edin.

    * Düzenli olarak D ve A vitamini almaya özen gösterin.

    * Her gün spor yapın.

    * Kendinizi güzel ve özel hissedin.

    * Dişlerinizi karbonatlı ürünlerle fırçalayın.

    * Yemeklerinizde zeytinyağından vazgeçmeyin.

    * Stresten mutlaka uzak durun.

    * Ailenize önem verin.

    * Vücudunuzun güzel yanlarının farkına varıp, o bölgelerinizi ön plana çıkartan kıyafetler giyin.

    Bir gün boyunca neler yapıyor?

    ANGELINA Jolie, mutlaka erken kalkıyor. Sabah kalkar kalkmaz ilk iş olarak, dişlerini fırçalıyor. Daha sonra soğuk bir duş alan Jolie'nin bundan sonra, spor maratonu başlıyor. İlk önce koşan ardından yüzen seksi oyuncu daha sonra, dövüş sporları yapmaya başlıyor. Saat 14.00'e kadar tüm işlerini bitiren Jolie, öğleden sonra 16.00'ya kadar oğlu ile birlikte vakit geçiriyor. Akşam yemeğini yanlız yemekten nefret eden güzel yıldızın, mutlaka her akşam bir misafiri oluyor. Gece ise saat 00.00'da yatıyor.

    'Rimelim olmadan asla'

    ANGELINA Jolie'yi güzel yapan en önemli ayrıntısı, prüzsüz cildi. Yüzünü sabunla yıkayan Jolie, günlük hayatında makyaj yapmıyor. Ancak, Jolie'nin tek takıntısı rimel. "Rimelim olmadan dışarı adımımı atmam" diyen güzel yıldızın favorisi ise, lacivert rimel.

    Muhteşem gözlerinin sırrını, papatya çayıyla yaptığı komprese bağlayan Jolie, papatyanın göz şişliklerini aldığını söylüyor. Saçlarını defne sabunlu şampuanla yıkayan seksi oyuncu, elleri için aloe veralı bir jel kullanıyor. Vücut losyonu olarak gül yağı kullanan, Jolie, bu sayede selülit sorunu yaşamadığını söylüyor. Kıyafetlerinde ise, uçuk renkleri tercih eden Jolie, "Kumrallara canlı renklerin kesinlikle yakışmadığını düşünüyorum" diyor.

    Angelina Jolie ne yiyor?

    BOL miktarda su ve süt içen Jolie, formunu biberiye çayına borçlu. Sebze ve meyveden vazgeçmeyen seksi oyuncunun dolabında mutlaka çilek bulunuyor. Jolie, doğallığını bozmamak için ise, Uzakdoğu ve Afrika'ya özgü bitkilere başvuruyor. Soyalı ürünler tüketmeye özen gösteren seksi oyuncu, kahvaltıda meyveli yoğurt, öğlen ızgara et ya da tavuk, akşam ise soya soslu levrek yiyiyor. Et yemek istediğinde, bunları mutlaka buharda pişiriyor. Papatya, bergamut, vanilya, avakado ve yeşil çay içen Jolie, asla bu ürünlerden vazgeçmiyor. __________________


    Pitt ile Jolie'nin 'aşk' filmi geliyor

    Angelina Jolie ile Brad Pitt'in sevişme sahneleriyle dikkat çeken Mr. ve Mrs. Smith filminin görüntüleri hayli ilginç.



    Biri dünyanın en güzel kadını, diğeri ise en yakışıklı erkeği. Hal böyle olunca da ikilinin yakınlaşması manşetlerden inmiyor. Brad Pitt ile Angelina Jolie; Pitt, Jennifer Aniston ile evliyken ilişki yaşamaya başladı. Defalarca görüntülenmelerine rağmen aşklarını inkar eden ikili, şimdi de başrolünü paylaştığı "Mr. ve Mrs. Smith" filmiyle gündemde.

    Angelina Jolie'nin 56 yaşındaki annesi Machelina Bertrand, Los Angelas'ta kanser tedavisi gördüğü Cedars-Sinai Medical Center'da hayatını kaybetti.

    Her zaman zirvede: Angelina Jolie

    Bugüne kadar hint astrolojisiyle ilgili değişik yazılarda beraber olduk. Bu yazıların çoğunda teorik bilgiler hakimdi.  Amacım hint astrolojisini tanıtıp, ögrenmek isteyen okuyuculara bir yol çizebilmekti. Pratik uygulamalara dönük yazıların da, teorik konuların pekişmesi açısından yararlı olacağı kanısındayım.

    Bugünkü pratik uygulamada ünlü sinema oyuncusu Angelina Jolie’yi seçtim. Daha önce yazdığım konuları da hatırlayarak Jolie’nin yıldız haritasını inceleyelim.

    Aşağıda bulunan yıldız haritası Kuzey Hindistan sistemine göre çizilmiş bir harita. Hindistan çok büyük bir ülke olduğu için bölgeler arasındaki kültürel farklılıklar, bir çok konuda olduğu gibi yıldız haritası çiziminde de kendisini gösteriyor. Bildiğiniz gibi bir de güney sistemine göre harita çizimi var. İki çizim arasında kişi kendi seçimini yaparak çalışabilir.

    Kuzey Hindistan sistemine göre, yıldız haritasındaki evlerin sırası saat yönünün tersine ilerler. Haritada yukarıda ortada gördüğünüz dikdörtgen kutu yükselen burçtur. Onun sol tarafındaki üçgen kutu ise ikinci evdir. Diğer evler bu şekilde sırayla devam ederler. Evlerin içinde yazan rakamlar ise burçları gösterir. Örneğin aşağıdaki çizimde Angelina Jolie’nin yükselen burcunun Yengeç (4. burç ) olduğunu görüyoruz. Yıldız haritasının anlaşılması açısından Ay’ın yerini de belirtmek gerekebilir. Ay, içinde 12 yazan kutuda Mars ve Jupiter’le birlikte yer almış. 12 rakamı 12. burç olan Balık burcu anlamına geliyor. Haritada bulunduğu yer ise 9. ev.

Yorum Yaz